Salı, Ağustos 16, 2022
Ana SayfaSağlıkCOVID-19 pandemisinin gölgesinde kalan “HIV/AIDS pandemisi”

COVID-19 pandemisinin gölgesinde kalan “HIV/AIDS pandemisi”

 


Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromu
(AIDS) ilk kez 1981 yılında Amerika’da tanımlandı. Hastalığın etkeni olan İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) 1983 yılında izole edildi. Tedavi altına alınmadığı takdirde virüs hızla savunma hücrelerini yok ederek bağışıklık sistemini baskılamakta, vücudun enfeksiyonlara karşı direncini ortadan kaldırmaktadır. Din, dil, ırk, cinsiyet ve ülke ayrımı yapmayan HIV/AIDS konusunda toplum farkındalığını artırmak üzere, 1988 yılından beri 1 Aralık, “Dünya AIDS günü” olarak kabul edilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2020 yılı verilerine göre bugün dünyada 37,7 milyon HIV ile enfekte kişi bulunmaktadır. Yine sadece 2020 yılında yeni HIV enfekte olgu sayısı 1.5 milyon, aynı yıl HIV ilişkili nedenlerle hayatını kaybeden kişi sayısı 680 bin olarak bildirilmektedir. Dünya genelinde HIV pozitiflik oranı giderek azalmakta olmasına rağmen ülkemizin de içinde bulunduğu Doğu Avrupa’da, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da sıklık giderek artmaktadır. Ülkemizde 2016 yılında 2687 olan HIV/AIDS olgu sayısı 2019’da 4058 olarak saptanmıştır. 2020 yılında gelindiğinde ülkemizde bu sayı 2122 olarak açıklansa da, bunun olgu sayılarında gerçek bir azalmayı yansıtmadığı, COVID 19 pandemi koşullarında olguların saptanmasında aksaklıklar nedeniyle olduğu bilinmektedir. Sonuç olarak ülkemizdeki yeni olgu sayılarının katlanarak artmakta olduğu bildirilmektedir Bunun da en önemli nedenleri toplumda farkındalığın yeterli olmaması, hastalığa sıklıkla başka amaçlara yapılan testler sırasında tesadüfen tanı konulabilmesi ve belli kilit toplumlarda tarama programlarının yapılmaması olabilir.

Yaklaşık 2 yıldır gündemimizi tümüyle meşgul eden COVID-19 pandemisi, HIV pandemisi ve diğer hastalıkları gölgede bırakmıştır. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS), COVID-19 salgınının AIDS ile mücadeleyi güçleştirdiğini, önlemleri ve tedavi hizmetlerini kesintiye uğrattığını, ayrıca eşitsizlikleri derinleştirerek HIV ile mücadeleyi etkileyip AIDS’i ortadan kaldırmada başarısız olunacağına dikkat çekmektedir. Özellikle düşük gelir düzeyli ülkelerde AIDS’le mücadele zaten istenilen noktada değildir. Bunun üzerine bir de COVID-19 pandemisinin yaşanması HIV pandemisini kontrol altına almayı zorlaştırmaktadır.

COVID-19 pandemi sürecinde sınır kapamaları sebebiyle tedarik zincirinin bozulması bazı ülkelerde HIV ilaçları ve testlerinde bir temin sorunu yaşanmasına sebep olmuş, ayrıca, HIV/AIDS alanında hizmet veren sağlık çalışanlarının COVID-19 mücadelesinde etkin bir şekilde rol oynaması da hizmetlerde aksamalara yol açmıştır. Ülkemizde ilaç temininde sorun yaşanmamış ve bu hastalar hastaneye gitmeden raporları otomatik olarak uzatılabilmiştir. Ancak pandemi koşullarında “evde kal” çağrıları ve hastaneye gitmeye yönelik endişeler sebebiyle HIV/AIDS hastalarının takiplerinde ve yeni olguların tespitinde sorunlar yaşanmış ve yaşanmaktadır. Bu bağlamda da ileri evre HIV enfeksiyonlu olguların başvurularında artış gözlenmektedir.

Covid 19, HIV Pozitif kişilerde daha mı ağır seyreder?

Antiretroviral tedavisini aksatmadan düzenli kullanan HİV+ kişiler için risk daha yüksek değildir. Ayrıca HİV enfeksiyonunu kontrol altında tutan kişilerin korona virüsü ile enfekte olduklarında daha ciddi Covid-19 semptomları göstereceğine dair kanıt bulunmamaktadır. Ancak farkında olunmayan ve uzun süredir devam eden bir HIV enfeksiyonu mevcutsa ya da kişi ilaçlarını düzenli kullanmıyorlarsa COVID-19’a karşı daha duyarlı durumdadır.

HIV ile yaşayan kişilerde COVID-19 aşıları güvenli midir?

Sınırlı verilere rağmen, mevcut bilgiler, DSÖ’nün önerdiği mevcut COVID-19 aşılarının (AstraZeneca/Oxford, Johnson ve Johnson, Moderna, Pfizer/BionTech, Sinopharm ve Sinovac) HIV ile yaşayan insanlar için güvenli olduğunu göstermektedir. Şu anda mevcut aşı ürünleri canlı aşılar değildir. Bu nedenle, bu aşıların bağışıklığı baskılanmış kişilerde daha az güvenli olması beklenmemektedir.

Sonuç olarak HIV pandemisi devam etmektedir. Ancak COVID 19 pandemisi çok daha hızlı yayılıp, çok  daha fazla insanı kısa sürede etkisi altına aldığı için HIV/AIDS pandemisi biraz geri planda kalmıştır. Bu durumun UNAIDS’in HIV/AIDS için 2025 yılı hedeflerini gerçekleştirmeyi zorlaştırabileceği düşünülmektedir. Bu sorunu aşabilmenin en önemli yolu öncelikle toplumun bulaşma ve korunma yolları konusunda farkındalığının artırılmasıyla mümkün olacaktır. HIV pozitif kişilere ulaşabilmek ve onları bu konuda bilgilendirip tedavi ve önleme hizmetlerine ulaşabilmelerini sağlamak bu nedenle çok önemlidir.

Prof. Dr. Özlem Kandemir
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı / İletişim: Kuzeykent Mah. 31168 Sk. Ritim Office B Blok Kat: 3 No:11 Yenişehir/ Mersin Tel: 0533 055 61 33 Mail: kandemir68@gmail.com
RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments